2005 - 2008 yılları arasında derneğimizin faaliyetlerinden başlıklar...

Nalçik Olayları ve Geleceğimiz Adında Bir Bildiri Yayınlandı

Rus gizli servislerinin planlı provokasyonları sonucu, “Kabardey-Balkar Cumhuriyeti”nin başkenti Nalçik’te, 13 Ekim 2005 tarihinde başlayıp birkaç gün süren ve 130'un üzerinde insan hayatını kaybettiği talihsiz olaylar hakkında derneğimiz “Nalçik Olayları ve Geleceğimiz” adında bir bildiri yayınladı.

 

KAMUOYUNA DUYURU 

NALÇİK OLAYLARI VE GELECEĞİMİZ 

Yakın tarihi; savaşların, işgallerin, soykırımların ve sürgünlerin acı faturalarıyla şekillenen Kafkas dünyası, ders alınamayan tarihin, kaçınılamaz tekerrürüyle boğuşmaktadır. Günümüz Kafkasyası, zorbalığını gün geçtikçe daha da artıran sömürgeci Rus işgalcilerinin barbar şiddetiyle, hergün daha da kan kaybetmektedir. 

Rus gizli servislerinin planlı provokasyonları sonucu, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin başkenti Nalçik’te, 13 Ekim 2005 tarihinde başlayıp birkaç gün süren talihsiz olaylar da bu acımasız sürecin yeni bir halkasıdır.

Ağır sonuçlarını her zaman Kafkas insanının ödediği bu kanlı süreç son olaylarla yeni bir ivme kazanmıştır.  Derneğimiz bu gelişmeleri derin bir üzüntü ve endişe ile karşılamakta, şiddet sarmalında hayatını kaybeden tüm masumlara ve mağdurlara Allah’tan rahmet, yakınlarına da metanet dilemektedir. 

Nalçik’te, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin bazı devlet kurumlarına “planlı bir nefs-i müdafaa saldırısı” düzenleyen “Camagat” örgütü de bu eylemi ile geri dönülemez bir yola girmiştir.

Kendilerini “nefs-i müdafaa saldırısı”na sevk eden ana gerekçenin hergün “aşağılanmaktan, işkence görmekten” bıkmak ve “çarpışarak ölmeyi” istemek olarak açıklayan örgüt liderliği ayrıca, “Kokov Klanı” ile olan hesaplaşmalarını, “Camagat’ın teşvik ettiği bir politika” olmasa da gerilla savaşı yöntemiyle sürdürmek zorunda kalacaklarını bildirmektedirler. 

“Çarpışarak ölmek” veya “Kokov Klanı’nından intikam almak” perspektifi ne kadar yüreklice ve yiğitçe de olsa son derece sığ ve kısır bir perspektiftir. Ne “Camagat” örgütüne ne de Kafkas halkına bir yarar sağlamayacaktır. “Camagat” mensuplarının girmiş olduğu geri dönülemez yolda önlerindeki tek seçenek; Kremlin merkezli provokasyonların sefil senaryolarında aciz figüranlar olarak kendilerini kurban etmek olmamalıdır.  

Gelinen bu talihsiz nokta tarihimizde örneklerini defalarca gördüğümüz çıkmaz sokaklara işaret etmektedir. Tarih Kafkasya’da bir kez daha tekerrür edecekse, bizleri sadece kan, gözyaşı ve hüsran beklemektedir. Bu oyun bozulmalıdır. 

Özelde Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde genelde tüm Kafkasya’da kötülüklerin ana kaynağı yerel “Klan”lar değil, Moskova’daki “Kremlin Klanı”dır. Yerel “Klan”lar Kafkasya’daki sömürgeci Rus işgal güçlerinin zavallı maşaları, işbirlikçileridir. “Camagat” örgütünün “Kokov Klanı”nından intikam alma hedefi sadece örgütü kısa vadede tatmin edecek fakat ana problemi çözmeyecektir. 

Ayrıca Kokov klanının dağıtılarak, yeraltına itilen Müslüman cemaatin legalize edilmesi seçeneği; özgürce ve insanca yaşama isyanı ile ayağa kalkan “Camagat” örgütünü ve benzerlerini, sömürgeci Rus sistemine uysalca entegre etmek isteyen bir seçenek halini alabilir. Kafkas insanının özgürlük ve bağımsızlık arzuları iğdiş edilmemeli, doğru kanallarla geliştirilmeli, kadim ve kutsal mecrasına yöneltilmelidir. 

Kafkasya’daki tüm sosyo-politik problemlerin çözümü, bölgedeki sömürgeci yapının sökülüp atılmasına bağlıdır. “Sömürgeci yapı”, Rus işgal güçleri Kafkasya ötesine, kendi tarihsel sınırlarına çekildiğinde, bölge özgür ve bağımsız kaldığında, etkisini kaybedecektir. Bu da tarihsel birikimi ve tecrübesi ile bölgenin tek kurtuluş reçetesi olan “Bağımsız-Birleşik Kafkasya Düşüncesi”nin Hazar’dan Karadeniz’e tüm özgürlük aşığı direniş odaklarınca benimsenmesi ve pratiğe dönüştürülmesiyle gerçekleşebilecektir. “Camagat” bu özgürlük aşığı direniş odaklarından birisi olabilir. 

“Bağımsız-Birleşik Kafkasya Düşüncesi” Kafkasya’nın aydınlık geleceğidir. Bu aydınlık geleceğin mimarları da kendisini kurda kuşa heba etmeyen idealist Kafkas gençliği olacaktır.

Samsun Birleşik Kafkasya Derneği 

 

YENİ ÇAR PUTİN'İN  SAMSUN'A GELİŞİ PROTESTO EDİLDİ

Rusya'nın yeni Çarı Putin'in 17 Kasım'da Samsun'a gelişini protesto etmek amacıyla derneğimizde saat 14.00'de basın toplantısı düzenlendi ve beş gün süreli "Katil Putin'in Suç Dosyası" adlı Fotoğraf Sergisi açıldı.

Basın Bildirisi:   

Saygıdeğer Hemşehrilerimiz,

Günümüz insanlığının gelmiş olduğu uygarlık seviyesinde, demokrasiyi özümsemeyen, insan haklarına gerekli önemi göstermeyen kişilerin, devletlerin karar merciinde olması kabul edilemeyecek bir durumdur.  Ama gerçek dünyada da manzara maalesef böyledir. Birçok sözde uygar ülkenin demokrasi ve insan hakları karşıtı savaş suçlusu liderleri dünya politik sahnesinde büyük bir aymazlıkla rol almaktadırlar. 

Rusya’nın başında bulunan devlet başkanı Putin’de bu duruma güzel bir örnektir. Vladimir Putin, iktidara geldiği günden beri kendisini yeni bir Çar gibi görmekte, eski KGB şefliğinden gelen tüm şeytani alışkanlıklarını büyük bir maharetle sergilemektedir. Ama bu duruma şaşırmaya da gerek yoktur. Çünkü Rusya yüzyıllardan beri totaliter-otoriter rejim geleneği ile yönetilmektedir.  

İnsanoğlu sömürgecilerden çok çekmiştir ve çekmeye devam etmektedir. Güçlü halklar ve devletler yüzyıllardır, sosyo-ekonomik ve politik çıkarlar için mazlum coğrafyaları zorla işgal ederek tarih sayfalarını kanla yazmışlardır. Bir damla petrol, ucuz hammadde ve iş gücü veya sıcak denizlere inme hülyası, sömürgeci devletlerin mazlum halklara yaptığı zulümler için birer sefil gerekçedir.  Rusya’da günümüzde hala sömürgeciliği milli politika kabul eden, işgal ve soykırımı devlet politikası olarak sürdüren ender devletlerden birisidir. 17 Kasım’da Samsun’a gelecek olan Neo-Çar Putin de, Emperyalist Rusya’nın sömürgeci politikalarının baş aktörüdür. 

İnsanlık, demokrasi ve insan hakları karşıtı, sömürgeci, vahşi politikalara karşı ortak tavır almalıdır.  Hiçbir ekonomik çıkar, insanlığın moral değerlerinden, insanlık onurundan ve haysiyetinden önemli değildir. Putin’in Samsun’a gelişine vesile olan Türkiye-Rusya ekonomik ilişkileri de bu perspektiften değerlendirilmelidir. 

Biz Birleşik Kafkasya Derneği olarak Türkiye-Rusya ilişkilerinin iyi olmasını her zaman destekliyoruz.  Bu kritik denge bizim anavatanımızla olan bağlarımızı direkt etkileyen bir durumdur. Biz Rusya’dan Türkiye’ye ulaşan enerji kaynaklarının da her iki ülkenin yararına olduğuna inanıyoruz. Ama tüm bu iyi ilişkiler, Rus devlet yetkililerinin insan haklarını çiğneme ve küçümseme hakkını, demokrasiyi yok sayma yetkisini ve işgalci–sömürgeci politikaları sürdürme çabalarını örtbas etmemelidir. Rusya’nın bu pervasız tutumu Rusya ve Kafkas halklarına acı verdiği gibi bizleri de derinden yaralamaktadır. 

Unutulmaması gereken en önemli husus insanların yaşama hakkıdır. Bu hakka herkes sahiptir ve tüm insanlığın bu hakkı koruması gerekir.  Rusya lideri Putin’in; Moskova Tiyatrosu’nda sivilleri gazla öldürtmesi, Beslan’da ilkokula füzelerle ve tanklarla saldırı emrini vermesi ve son olarak da Nalçik’te inandığı gibi yaşamak isteyen masumlara zulüm ve işkence yapması, onları provakatif eylemlerle katletmesi, insanların yaşama hakkına hiç önem vermediğinin açık bir göstergesidir.  

Birleşik Kafkasya Derneği olarak ülkemizin siyasi liderlerinin tutumlarını anlamakta da zorluk çekiyoruz. 

“Sosyal Demokrasi”yi politik ideal olarak benimseyen bir lider, Samsun-Büyük Otel’de yaptığı açıklama da, Putin’in Samsun’a gelişini çok olumlu bulduklarını, bu ziyaretin Samsun’un tanıtılmasına önemli katkıları olacağını söyledi. Olayı sadece “kapitalist” çıkarlar açısından değerlendirdi. Çeçenya’da 42 bini çocuk olmak üzere 250 bin sivilin öldürülmesi, Kafkasya’da ve Rusya’da insan haklarının ayaklar altına alınması sayın sosyal demokrat lideri hiç ilgilendirmiyor. Herhalde sosyal demokrat siyasetçilerin politik öncelikleri içerisinde, insanlık onuru ve yaşama hakkı gibi kutsal değerler artık yer bulmuyor.

Yine geçen dönemlerde muhalefette, şimdi iktidarda olanlar..!

Ne çabuk unuttunuz Çeçenistan için düzenlenen yardım kampanyalarındaki günlerinizi? Bizzat katıldığınız kampanyalar hafızalarınızdan silindi mi? 

Biz ise hiçbir şeyi unutmadık…   

Biz, meclis kürsülerinde “Rus Lobisi var” diye kükreyen “kahramanları” dün gibi hatırlıyoruz. Şimdi bu “kahramanlar” “bakan” olarak görev yapıyorlar.

Şimdi biz onlara soruyoruz. Rus lobisi kimlerden oluşuyor ve neredeler?  

Kendilerini “erken seçime” kilitlemiş muhalefetteki partiler. Bu eleştirileri bizlerden önce sizlerin yapması gerekmiyor mu? Uyuyor musunuz?

 Burası Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının sömürgecilere, emperyalistlere karşı kurtuluş savaşı başlattığı şehirdir. Bu şehrin, sömürgeciliği ve soykırımı devlet politikası yapan, insan haklarını tanımayan, demokrasiyi hiçe sayan eli kanlı diktatörlerin tanıtımına ihtiyacı yoktur. Bu şehrin diktatörlere karşı söyleyecek sözleri olmalıdır. Samsun’umuza onur kazandıracak en asil tavır da budur.   

Saygıdeğer Hemşehrilerimiz,

Kafkasya’nın haklı ve meşru bağımsızlık mücadelesi asırlardır devam etmektedir. Kafkasyalıların bağımsızlık mücadelesini yok etmeye; sömürgecilerin, emperyalistlerin, diktatörlerin güçleri yetmeyecektir.  

YAŞASIN BAĞIMSIZ BİRLEŞİK KAFKASYA MÜCADELEMİZ.  

YAŞASIN BAĞIMSIZ BİRLEŞİK KAFKASYA CUMHURİYETİ.

SAMSUN BİRLEŞİK KAFKASYA DERNEĞİ 

 

 

DERNEK BAŞKANIMIZ GÖZALTINA ALINDI 

kputin1.jpg

Dernek başkanımız Seyit Ahmet GÜLTEKİN 16 Kasım 2005 gecesi saat: 10.30'da dernek merkezimizde göz altına alındı.

Samsun Cumhuriyet Savcılığı emriyle dernek merkezimizde arama yapan ve şikayete konu hiç bir suç unsuruna raslayamayan güvenlik güçleri, başkanımız Seyit Ahmet GÜLTEKİN'i sorgulamak amacıyla göz altına aldılar.

Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın şikayeti üzerine gözaltına alınan ve 2 saat boyunca  Putin'e hakaretten sorgulanan Dernek Başkanımız, Rusya'nın yeni Çarı Putin'in 17 Kasım'da Samsun'a gelişini protesto etmek amacıyla 13 Kasım Pazar günü saat 14.00'de basın toplantısı düzenlemişti.

 

 

KUTLAMA TOPLANTISI

 

KAFKASYA DAĞLILARI HALK PARTİSİ YOLUMUZU AYDINLATIYOR

 

 

 

Örgütlenmiş bir parti milletin siyasi ruhudur. Ruhsuz beden cesettir ve hiçbir aktivite gösteremez. Mücadeleyi uyumlu bir şekilde yürütmemiz ve tek bir ana görüş çerçevesinde gerçekleştirmemiz için siyasi partiye ihtiyaç vardır. Kafkasya Dağlıları Halk Partisi’nin kurulması bağımsızlık mücadelemizin en önemli unsurlarından biridir.

(Mehmet Fetgerey Şöenu-1927) 

KDHP"nin 79. kuruluş yıldönümü dernek merkezimizde yapılan toplantı ile bir kez daha kutlandı. 

“KDHP"nin kuruluşuna ve hizmetlerine emeği geçen thamatelerimiz rahmetle anıldı ve Parti"nin Birleşik Kafkasya Hareketi'ne olan katkıları vurgulandı.

 

Samsun BKD Arşivi Samsun BKD Seyir defteri 2005 - 2008 Çalışma Dönemi