YOK OLMAK YA DA OLMAMAK!

Kendini bir davaya verebilmek. Hangi maymun, hangi robot bu imtiyazımıza ortak olabilir?..”

CEMİL MERİÇ[1]  

 

Günümüzde, Kafkasyalılar[2] ortak adı ile anılan ve dünya üzerinde yaklaşık 10-12 milyon nüfusa sahip kardeş halkların[3] önlerinde, temel bir problem bulunmaktadır. Bu da yakın ve orta gelecekte, sosyolojik anlamda yok olma tehlikesidir. Bu tehlike Anavatan için orta, diaspora için ise çok daha kısa vadelidir.

Biz gurbetteki Kafkasyalıların “Büyük Sürgün” ile başlayan diaspora hayatı, içinde bulunduğumuz sosyo-politik şartların dayatmasıyla, çok kısa sürede, adım adım yok oluş ile son bulacaktır. Bu durum, kendisini Kafkasya halklarının bir parçası, bilinçli bir bireyi olarak kabul eden her Kafkasyalının da ortak endişesidir.

Gerek anavatan Kafkasya’da, gerekse Diaspora’da yaşayan çoğu Kafkasyalı, bu yok oluş sürecinin tüm aşamalarını daima hissetmekte ve gözlemektedir. Ana dillerimizin artık az konuşulur ya da konuşulamaz düzeyde oluşu, örf, adet, gelenek vb. folklorik özelliklerimizin ve renklerimizin silikleşmesi, bağımsız ve onurluca yaşama bilincimizin kanıksanması, kısacası milli-toplumsal hafızamızın belleğimizden tamamen silinmesi, hepimizin kendi hayatından az çok fark ettiği trajik bir sürecin belirtileridir. 

Evet yok oluyoruz...

Çarlık Rusyası’nın ve varislerinin (Sovyetler Birliği ve Rusya Federasyonu) Kafkasyalıları vatanlarından sürerlerken amaçladıkları hedef de bu idi zaten.  Bizi köklerimizden koparıp dünyanın dört bir yanına savurarak, yavaş yavaş yok olmamızı sağlamak ve üçyüzyıllık işgal ve soykırım planlarını tamamlamak. Bu bilinçli ve planlı bir karardı ve Kafkasyalılara karşı sürdürülen savaşın 1864’de bitmediğinin de işaretiydi.

Evet. Savaş ve mücadele hala devam ediyor.

Diaspora insanı da en az anavatandaki kardeşleri kadar tehdit altında. Direnirsek ve mücadeleyi kazanırsak kıyamete kadar tüm insanlık ile beraber mutlu ve özgür yaşayabiliriz.

Direnmenin, çözüme ulaşmanın ve kazanmanın temel şartı ise; iyi bir tarih bilincine sahip olmak, geleceğimize yönelik doğru ve sağlıklı vizyonlar geliştirebilmektir. Bu vizyon, atalarımızın ve dedelerimizin acı tecrübelerinden çıkarılan derslerle yoğrulmuş ve günün reel şartlarıyla yeniden yorumlanmış olmalıdır.

Son yüzelli yıllık yakın politik tarihimizi vatansever bir bakışla incelediğimizde böyle bir vizyonun temel parametreleri hemen karşımıza da çıkıyor.  Bu parametreler; “Kafkasya’nın Birliği ve Bağımsızlığı” düşüncesi ve "Bağımsızlık Mücadelesi" pratiğidir.  

Bugün Kafkasyalılar, önlerinde duran bu kritik ikili kavşakta artık karar vermelidirler.

Ya kendilerini yok oluş girdabına sürükleyecek teslimiyetçi, statükocu ve işbirlikçi çizgilerde yollarına devam edecekler ve de yok olacaklar.

Ya da kaybedilen özgürlük ve bağımsızlık mücadelelerinden bugüne kadar devam eden, “bağımsız ve onurluca yaşama ve kıyamete kadar var olma direncine” ortak olacaklar ve bu mücadeleyi sürdüren milli çizgiye,  kurtuluş yolunun kutsal maratonuna katılacaklar.  

İkinci yol, yani milli yol, halkımızın “birliğini sağlamak ve bağımsız bir devlet çatısı altında bir araya getirmek”  hedefi, “Bağımsız ve Birleşik Kafkasya” sloganı ile formüle edilen birlik ve bağımsızlık yolu, Kafkasyalıları  yok oluş tehlikesinden kurtaracak tek alternatif yoldur. 



[1] Cemil Meriç, Jurnal, Cilt 1, s: 296, İletişim Yayınları, İstanbul 1992.
[2] Kafkasyalı kimliği, gerek anavatanda gerekse diaspora topraklarında yaşayan Kafkasya halklarının üst kimliğidir. Kafkasyalılar terimi; Abhazları, Abazaları, Adigeleri, Ubıhları, Karaçaylıları, Malkarları, Osetleri, Çeçenleri, İnguşları, Avarları, Lezgileri, Lakları, Tabasaranları, Kumukları, v.d. Dağıstan halklarını kapsamaktadır.

[3] 10-12 milyon nüfus, anavatan ve diasporanın toplamıdır. Bu nüfusun yarısı anavatanda diğer yarısı da diasporada yaşamaktadır. Bu durum halklar bazında ele alındığında ise karşımıza daha değişik bir tablo çıkar.. Örneğin Abhazlar, Abazalar ve Adigelerin dünya üzerindeki nüfuslarının  %25’i anavatanda, % 75’i diasporada yaşamaktadır. Doğu Kafkasya’da yaşayan halklar için ise bu durum tam tersidir.

Samsun BKD Arşivi Samsun BKD Kütüphane Deneme YOK OLMAK YA DA OLMAMAK!