KAFKAS MEDENİYETİ Mİ? KAFKAS KÜLTÜRÜ MÜ?

A. Yu. Shadzhe,

Felsefe Doktoru, Profesör, 

Felsefe ve Sosyoloji Bölümü, Adige Ulusal Üniv.; Kıdemli Araştırmacı, Sosyal Ekoloji Labo., Kabardey-Balkar Dağlık Bölgeler Ekolojjsi Enst.
Bilimsel Düşüncede Kafkasya: Bilim ve Politika Dergisi - Rostov-on-Don: Kuzey Kafkasya Yüksek Öğrenim Araştırma Mer.
, 2000. No. 2 (22).  

 

Uluslararası sosyolojide “Kafkasya ilişkilerine” ilgi gelenekseldir. Rus ilgisi, ülkenin toprak bütünlüğünü koruma çabalarıyla paralel olarak 1980’lerin sonlarından beri artmaktadır. Kafkasya’nın 21. yüzyıldaki geleceğine dair basit tahminler yapmakla artık tatmin olmayan Batı, burayı jeopolitik ilgi alanı ilan etmiştir ve şimdi de Rusya’nın Kafkasya politikasını sert bir dille eleştirmektedir.

Federal merkez’in Kafkasya’daki politikası baskı ve objektif gerçekliği ve bölgenin spesifik karakteristiğini görmezden gelen basiretsiz kararlara dayanmaktadır. Kafkasya, Rus politikacıları tarafından iki bölgeye ayrılmıştır; Rus (Kuzey) yarısı ve Rus olmayan yarı (Güney). Bununla birlikte Kafkasya çevresel ve sosyokültürel bütünlüğüyle ayrılmazdır. Kafkas halkları, etnik farklılıklarına rağmen ortak manevi değerlere sahiptir. Bunlar “Kafkas medeniyeti”, “Kafkas misafirperverliği”, “Kafkas zihniyeti” ve benzerleridir.

Kafkasyalı düşünürler son zamanlarda Kuzey Kafkasya tarihinin yeni bir yorumu üzerine denemeler yapmaktalar. V. V. Chernous, bölgeye yönelik var olan medeniyetsel yaklaşımlar analizinde Kafkas medeniyetini “polietnik, farklı dinleri birleştirici (yerel pagan mezhepleri Hıristiyanlık unsurlarıyla ve çeşitli İslam usulleriyle sentezleyerek birleştirme), teraslama tarımı, dağda sığır yetiştiriciliği ve at yetiştiriciliğinin bir arada var olduğu, dağları, yamaçları ve düzlükleri birleştiren, dağlıların orijinal geleneksel kanunlarıyla ve psikolojik yapılanmasıyla somutlaşmış, hükümet dışı kendi kendine organizasyon oluşumlarının hüküm sürdüğü bir medeniyet”(1) olarak tanımlıyor. Bununla birlikte Kafkasya’da, özellikle kuzey yarısında görülen sosyokültürel süreç henüz felsefi, sosyolojik ve kültürel açıdan tam anlamıyla analiz edilmemiştir. Kafkas medeniyetine karşı artan negatif tutum burada dikkate alınmalıdır. Kuzey Kafkasya’nın şimdi bir seçim bölgesi olarak doğduğunu söyleyen V. A. Avksentyev bu sürecin “gelecekte Kuzey Kafkasya medeniyeti olarak adlandırılacak ortak yaşam tarzının kuruluşunda temel oluşturabileceğini”(2) öne sürmektedir. Kafkasya, “süregelen çapraz-kültür etkileşim bölgesidir ve bir ‘Kafkas medeniyeti’ teorisi bilimsel eleştiriye tahammül edemez”(3).

Yine de, ortak “Kafkas medeniyeti”nin gerçekten var olduğunu öne süren, pek çok eşsiz kültürle ve dünyanın neredeyse tüm dinleriyle arasındaki yoğun etkileşimde tanımını bulan bir görüş açısı mevcuttur(4) 

Bununla birlikte sorular doğal olarak yükselir: R. G. Abdulatipov’un medeniyet anlayışı nedir? “Kafkas medeniyeti”nin belirleyici özellikleri nelerdir? Kafkas görgü kuralları, Kafkas medeniyetinin kuruluşuna konabilir mi? Eğer medeniyet, manevi değerleri paylaşan bir insan topluluğu olarak anlaşılıyorsa, bu sorunun cevabı doğal olarak evet olacaktır. Bu anlamda, filozofların fikri doğrulanabilir. 

Kafkas medeniyeti, şu an Kafkasya’da meydana gelmekte olan uygarlık sürecini açıklayabilir. Öte yandan, Kafkas halklarınca edinilen sosyal deneyimi nakletmez. Bu işlevi gerçekleştiren, medeniyetten ziyade bu deneyimi koruyup bir nesilden diğerine aktaran kültürdür. Kültür ayrıca insanlar için toplum hayatına yenilikler getiren yeni yaşam, davranış ve iletişim programları meydana getirir. İnsanlarda biyolojik programları saklayıp nakleden biyolojik genetik kodun yanı sıra bir başka kodlama sistemi vardır; edinilen sosyal deneyimin bireyler ve nesillerce paylaşıldığı sosyal kod (5). 

Bu sebeple “Kafkas medeniyeti” ve “Kafkas kültürü” kavramlarının bir arada var olabilmesi mümkün görünmektedir. Burada akla gelen soru, “Kafkas kültürü”nün kullanımının ne kadar doğru olduğudur. 

Rus bilimince nadiren değinilen bu olgu şimdi Rus Bilim Akademisi, Kabardey-Balkar Ulusal Merkezi, Dağlık Bölgeler Ekoloji Enstitüsü, Sosyal Ekoloji Laboratuarı’nda O. N. Damenia, Kh. G. Tkhagapsoyev ve A. Yu. Shadzhe tarafından incelenmektedir. Bu ekip Kafkasya’nın sosyokültürel bütünlüğünün ontolojisini dağlarda ve eteklerinde yaşayan Kafkas halklarının uzun zamandır süren ortak varlığıyla, ortak tarihiyle, etno-genetik yakınlıkla vb. kanıtlar. 

Varsayılan Kafkas kimliğine değinen bazı yabancı meslektaşlar şimdiye kadar kimsenin bu kimliği kavramlarıyla tanımlamayı veya politika için bir faktör haline getirmeyi başaramadığını söylüyor(6). G. Nodiya’ya göre “Kafkasyalılık” eskiden gelen misafirperverlik gelenekleri, yoğun bir şekilde törenselleşmiş davranışlar ve askeri yiğitlik unsuruyla ilişkilendirilmektedir.(7).

Evrimsel kültürel antropolojiyi temel alarak Kafkas kültürünün genel hatlarını belirtmeye çalışacağız. Ama önce O. N. Damenia tarafından öne sürülen “Kafkas kültürü” kavramını inceleyeceğiz. Merkezinde, Kafkas kültürünü Doğu ve Batı kültüründen ayıran orijinal model bulunmaktadır. Batılı insanın bilinçaltında kendi kendine yetme olgusu eksiktir. Davranışlarında, dış dünyada kendini mükemmelleştirmeye çalışarak bu eksikliği telafi etmeye çalışır. Aynı olgu, Doğu kültürüne ait bir bireyin zihniyetinde de gözlemlenebilir. Varlığının bütünlüğünü dış dünyada değil, kendi içinde arar. Kafkas kültüründe ise kişi kendinden ve dünyadan memnundur, kusursuz bir varlık arayışında değildir. Birey varlığı olduğu gibi gösterir(8). 

Aslında bir kültürün köklü izleri ayrı konduğunda dikkat geleneksel olarak insan davranışı modellerine ve sosyal etkileşimin düzenlemelerine yönelir zira kültürün asıl orijinalitesini gösteren onlardır. Mensubiyet, Kafkasların yaşamını düzenleyen sosyal düsturun önemli değişkenlerinden biridir. Kafkas kültürü, dinamik Avrupa kültürüyle kıyaslandığında daha durağandır. Bu, mensubiyetin burada güncelliğini ve önemini hala kaybetmemiş olmasını bir dereceye kadar açıklar. Diğer taraftan bu kültürel olgunun bir temel değeri görevini üstlenerek var olmasını sağlar. 

Etnik ilişki, Kafkasyalılar tarafından varlık hiyerarşisinin basamaklarından biri değil, en üst noktası olarak algılanır. Mensubiyet, hem bireysel hem sosyal kimlik kategorisidir. Dürüstlük, şeref, adalet ve bilgelik gibi değer kategorileriyle ilişkilendirilir. Bu olgu, bireyin haysiyet, doğruluk ve özgürlüğe dair fikirlerini şekillendirir. Kafkaslar, mensubiyeti hayatları için ideal bir model olarak görür. Kafkas kültüründe bireyin yaşamının, davranışlarının ve iletişiminin düzenleyicisidir. Bu işlevi süren bir olgudur. 

Sosyal ve ekonomik faktörlerin mensubiyet üzerindeki etkisinin önemsiz olduğu dikkate alınmalıdır. Uygulamalı batı sosyolojisinin liderlerinden biri olan R. Inglegart en olgun endüstri toplumunda bile “bir kültürün ilk dönemlerinde özümsenmiş anahtar kavramlarında görülebilecek değişimin çok hafif olacağını” öne sürmüştür(9). Kafkas kültürüne özgü bir olgu olan mensubiyet hiç değişmemiştir; Kafkas halklarının psikolojik ve kültürel evrenlerinin yegane açıklamasıdır. 

Kesin olarak söylemek gerekirse mensubiyet mutlak değildir. Ne bireyselliği bastırır, ne de bilinçli seçimi inkar eder. Kafkas kültüründe birey kendini (Avrupa ve Amerika kültüründeki bireyden farklı olarak) mensubiyet ile kavrar. Kafkas mensubiyeti bireysel, sosyal ve politik yaşamda önemli bir rol oynarken “Avrupalı” trans-etnik kimlik önerir. Mensubiyet prensipler, idealler ve kusursuzluk normları belirtir. Kafkas ruhunun hali etnik kimliğiyle bağdaşıktır. Bir Kafkas için mensubiyetin değerlere dair bir içeriği vardır, maksatlı özü haline gelmiştir. Etnik bir topluma ait olmayla belirlenen değer-kaynaklı davranış, bu kültürel olguda bireyin spesifik tanımlamasıdır. Bu bağlamda mensubiyet bireyin hayattaki yönlenişini belirleyen değer bazlı bir paradigma rolü oynar. 

Kafkasya poli-etnik bir bölge olmasına rağmen, sosyokültürel bir bütün olarak varlığı imkansız değildir. Bu, Kafkasya’nın kültürel geçmişini bir mit haline getirme veya mutlaklaştırma çabası değildir. Tanımını çeşitli etnik kültürlerin birleşimiyle bulan Kafkas kültürü karmaşık bir tarih ve ne Doğu ne de Batı kültürüne benzeyen bir kültür olgusudur.  

 

 

 

LİTERATÜR

1. Chernous V.V. – “Russia and the Peoples of the Northern Caucasus: Problems of the Dialogue of Cultures and Civilizations”, Scientific Thought of the Caucasus. 1999. No. 3. P. 154-167.

2. Avksentyev V.A. – “Theoretical Aspects of the Research of Ethnic Processes in the Northern Caucasus”, Ethnic Processes on the Eve of the 21st Century. Conference Proceedings (15-20 September, 1998). Stavropol, 1998. P. 11.

3. Avksentyev V.A. – “Problems of the Formation of a New Non-conflict Ethnic Relationship in the North Caucasian Region”, Contemporary Ethnic Problems. Issue 5. Problems of Harmonization of Interethnic Relations in the Region: Conference Proceedings (14-15 September, 1999). Stavropol, 1999. P. 19.

4. Abdulatipov R.G. – “Caucasian Civilization: Originality and Integrity”, Scientific Thought of the Caucasus. 1995. No. 1. P. 56.

5. See Stepin V.S. – “Culture”, Voprosy Filosofii. 1999. No. 8. P. 61-71.

6. Koppiters B. – “Introduction. Georgians and Abkhazians”, Way to Reconciliation. M., 1998. P. 14.

7. Nodiya G. – “Conflict in Abkhazia: National Projects and Political Circumstances”, Way to Reconciliation. M., 1998. P. 32.

8. Damenia O.N. – “Problem of Identification of the Caucasian Culture”, Herald of the Adygh National University. Maykop, 1998. No. 1. P. 57.

9. Inglegart R. – “Cultural Shift in the Mature Industrialized Society”, New Post-industrial Wave in the West. Anthology / Ed. by V.L. Inozemtsev. M., 1999. P. 252.

 

14 Nisan, 2000 

Samsun BKD Arşivi Samsun BKD Kütüphane Deneme KAFKAS MEDENİYETİ Mİ? KAFKAS KÜLTÜRÜ MÜ?