Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti (Çerkes Kadınları Yardımlaşma Derneği)

1918 yılında İstanbul’da Hunc Hayriye Melek[1], Berzeg Makbule, Zalıko Emine Reşid, Pooh Seza ve Ulagay Faika hanımlar tarafından kurulmuştur.[2] Başkanlığına Hayriye Melek Hanım’ın getirildiği Cemiyet’in merkezi Beşiktaş Akaretlerde bulunuyordu.

hunc.jpgCemiyet, mütareke yıllarının özel koşulları nedeniyle zor durumda bulunan ve müdürlüğünü Mustafa Butbay’ın yaptığı Anas Terakki Mektebi’ni devraldı ve adını bir süre sonra “Çerkes Numune Mektebi” (Çerkes Kız Mektebi) olarak değiştirdi.[3] Günümüzün ilköğretim okullarına denk olan “Mektep” 6 sınıflı özel bir okuldu. Okulun en önemli özelliği Osmanlı İmparatorluğunda ilk defa, Müslüman bir tebaaya ait okulda kız ve erkek öğrencilerin bir çatı altında birlikte ders görmesiydi. O dönem için bu büyük bir adımdı. Ayrıca 4-6 yaş öğrencileri içinde bir anasınıfı konulmuştu.[4] Bu Osmanlıdaki ilk anaokuluydu. Diğer bir ilki ise; İslam dünyasında ilk kez olarak Latin harfleriyle eğitim yapılan bir okul olmasıydı. Okulun müdürlüğüne Seza Pooh, başöğretmenliğine Lami Jankat getirildi.[5] Derslerin çoğu Adigece’ydi.[6] Bu okul sadece öğrenciler için değil kadınlar için de bir eğitim yeriydi. Okulun bir de dikiş hanesi vardı. Burada mali durumları yetersiz olan Çerkes kadınları çalışıyordu. Okulda temel derslerin yanı sıra jimnastik ve beden eğitimi dersleri de veriliyordu. Öğrencilere polka, mazurka, kadril, vals gibi dönemin moda olan dansları öğretiliyor, ayrıca dil ve piyano kursları da veriliyordu.[7]Öğrencilerden sadece aylık alınıyordu. Bununla kira, gerekli giderler ve birkaç yönetici ve öğretmenin maaşları karşılanıyordu. İlk ve orta okul dengi olan bu özel okulun öğrenci sayısı 150-180 arasındaydı, her sınıfta 25-30 kişi okuyordu.[8] Okulda Çerkes olanlar çoğunluktaydı. Okulun üniforması vardı. Okulun çok güzel bir kitaplığı, tiyatro salonu ve sahnesi vardı. Erkek ve kız öğrenciler bu sahnede Çerkez ulusal kıyafetleri ile oynuyor, piyesler hazırlıyordu. Örneğin, müdür Seza Hanımın “Kafkasa Doğru” adlı piyesi oynanmış ve büyük ilgi görmüştü.[9]

Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti, başyazarlığını Hunc Hayriye Melek’in yaptığı “Diyane” (Anamız) adıyla Türkçe-Adigece bir dergi yayınlamış, 1923 yılında kapatılıncaya kadar kültür ve yardımlaşma işlerinde, diğer Kafkas göçmen örgütleriyle işbirliği içinde çalışmalarda bulunmuştur.[10] Kafkasya’nın Kızılordu tarafından işgali üzerine İstanbul’a gelen Kafkasyalı göçmen ailelere sahip çıkılmış, bazı göçmenler “Anas Terakki Okulu” (Çerkes Numune Mektebi)nun bir kısmına yerleştirilmiş, göçmen çocukları da okula alınmıştır. Şimali Kafkasya Cemiyeti’nin kapatılması üzerine merkezsiz kalan cemiyet üyelerine “Cemiyet-i Hayriye” adlı bir klüp oluşturulmuş ve üyelerin belli zamanlarda toplanmasına ve faaliyette bulunmasına yardımcı olunmuştur.[11]   



[1] Hayriye Melek Hunc, ilk Çerkes kadın yazarlardan birisidir. Ünlü romancı Halide Edip Adıvar, Hayriye Melek Hunc’un yakın arkadaşıydı. Mütareke yıllarında, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalini protesto için İstanbul’da yapılan Kadıköy ve Sultanahmet mitinglerinde birlikte ve aktif olarak yer almıştır. Aynı yıllarda Hayriye Melek Hanım Çerkes Teavün Cemiyetinin kurucularından olan Met Çunatuka İzzet Paşa ile evlendi.
[2] Gurbetteki Kafkasya’dan Belgeler, Sefer E. Berzeg, sf:7, Şafak Matbaası, Ankara 1985.
[3] Kafkasya Hatıraları, Mustafa Butbay, Haz: Ahmet Cevdet Canbulat, sf: 5, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1990 Ankara.

[4] Vasfi Güsar "Çerkez Kadınları Teavün Cemiyeti" , Kafkasya Dergisi, no. 48 (1975), s. 22

[5] "Çerkes Teavün Cemiyeti ve Faaliyetleri", Elmas Zeynep Aksoy, Toplumsal Tarih, Eylül 2003.

[6] Derslerin Adigece (Çerkesce) olması konusunda yönetim ile anlaşmazlığa düşen ve bir süre sonra yöneticilikten istifa eden Okul müdürü Mustafa Butbay şunları söylemektedir:  “Yönetim Kurulu bütün öğretimin Çerkesce olmasını istiyor ve destekliyorlardı. Ben her şey bir tarafa maddeten bunun kabil olmayacağını fikrinde idim. Öğretimin tamamen Türkçe olması, fakat Çerkesce okumak isteyenlere de ayrıca bir sınıf açılmasını gerekli buluyordum.. Fikrim kabul edilmekle beraber istifamda direndim.” Kafkasya Hatıraları, Mustafa Butbay, Haz: Ahmet Cevdet Canbulat, sf: 5, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1990 Ankara.
[7] Vasfi Güsar "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti" , Kafkasya Dergisi, no. 48 (1975), s. 46,’dan nakleden: "Çerkes Teavün Cemiyeti ve Faaliyetleri", Elmas Zeynep Aksoy, Toplumsal Tarih, Eylül 2003.
[8] "Çerkes Teavün Cemiyeti" , Kafkasya Dergisi, no. 47 (1975), s.24’ den nakleden: "Çerkes Teavün Cemiyeti ve Faaliyetleri", Elmas Zeynep Aksoy, Toplumsal Tarih, Eylül 2003.

[9] "Çerkes Teavün Cemiyeti ve Faaliyetleri", Elmas Zeynep Aksoy, Toplumsal Tarih, Eylül 2003.

[10] Dr. Vasfi Güsar: İstanbul Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti, Kafkasya (Kültürel Dergi), No: 48, Ankara 1975.

[11] Kafkasya Hatıraları, Mustafa Butbay, Haz: Ahmet Cevdet Canbulat, sf: 5, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1990 Ankara.

Samsun BKD