07 EYLÜL 2004: Beslan'daki Provakasyonu ve Terör Eylemini Kınayan Bir Bildiri Yayınlandı.

 

BESLAN EYLEMİNİ KINIYORUZ 

Kafkasya üzerindeki emperyal iştahları bir türlü dinmeyen global ve bölgesel güçlerin, Kuzey Osetya’nın Beslan kentinde gerçekleştirdikleri büyük provakasyon ve terör eylemini şiddetle ve esefle kınıyoruz.

Bu son eylem, yakın tarihimizde bir çok acı örneğini gördüğümüz, başta Rusya olmak üzere Kafkasya üzerinde emelleri olan tüm güçlerin planlı menfur eylemlerinin bir devamıdır.

Beslan’da gerçekleştirilen bu kanlı terör eylemini planlayan karanlık güçler, yüzlerce masum insanın ölümüne sebep olmalarının yanı sıra, ustaca yönlendirdikleri bir dezenformasyonla olayın gerçek yüzünü kamuoyundan gizlemektedirler.

Çeçen-İçkeriya Cumhurbaşkanı Aslan Mashadov’un şiddetle red etmesine ve kınamasına rağmen, menfur eylem Çeçen halkının üzerine yıkılmaya çalışılmaktadır.

Halbuki Çeçen-İçkeriya Cumhuriyeti’nin 11 Aralık 1994 yılından beri Rus işgaline karşı yürüttüğü direnişte, insan haklarına ve savaş hukukuna aykırı olan hiçbir yöntem kullanılmamıştır. Tersine dünya savaş tarihinde eşi görülmemiş insanlık örnekleri sunulmuştur. Mesela, Rus işgal güçlerinden esir alınan askerler, annelerinin gelip teslim alması koşuluyla ailelerine teslim edilmiştir.

Beslan katliamını gerçekleştiren terörist güruh, vatanlarını savunan Çeçen direnişçilerinden çok, Çeçenistan’da işgal ve soykırım uygulayan Rus güçleriyle  benzeşmektedir. Uyguladıkları yöntemler aynıdır.

Rus güçleri işgal altında tuttukları Çeçenistan’da on yıldır devlet terörü uygulamaktadır. 42 bini çocuk ve çoğu kadın 250 bin kişinin ölümüne, bir o kadar kişinin de mülteci konumuna düşmesine sebep olan işgal güçleri, kendileri gibi terörü bir yöntem olarak benimsemiş olan eylemcileri bahane ederek, soykırım çemberini daha da genişletmişlerdir.

Kardeş Kafkas halklarından olan Osetlerin ve özellikle de Müslüman Osetlerin yoğunlukta olduğu Beslan kentinin hedef olarak seçilmesi oldukça manidardır. Rusya, Çeçen direnişine sempati ile bakan ve son on yılda Çeçen kardeşlerine ellerinden geldiğince lojistik destek sağlayan Osetyalıları cezalandırmak için yakaladığı fırsatı kaçırmadı. Kurtarma operasyonu kisvesi altında iki ateş arasına alınan yüzlerce masum insan Kafkas kardeşliğinin kurbanı oldular. Bu katliamda hayatını kaybeden tüm masumlara Allah’tan rahmet, başta  aileleri olmak üzere tüm Kafkas camiasına ve insanlığa sabır ve metanet diliyoruz.

Önümüzdeki yıllar, genelde dünya, özelde de Kafkasya için çok kritik yılları oluşturacaktır. Bir süredir “Yeni Dünya Düzeni”ni dizayn etmek için harekete geçen global güçler, küresel dengelerini oluşturuncaya kadar tüm dünya coğrafyasını alt üst edeceklerdir.

Örneklerini sıkça görmeye başladığımız gibi, “Yeni Dünya Düzeni”nin oluşturulmasında kullanılan en temel araçlardan birisi de askeri güç kullanımıdır. Askeri gücün dünya ölçeğinde kullanılması için gerekli olan mazereti de “uluslararası terörizm” fenomeni sağlamaktadır.

Bir süre öncesine kadar, bölgesel çapta faaliyet gösteren ve kaynağını sosyo-politik, ve ekonomik haksızlıklardan, fakirlikten ve umutsuz mücadeleden alan, karşı koydukları zorba güçlerle aynı terör yöntemlerini benimsemiş marjinal direniş grupları, global güçlerin kontrollerini ele geçirmesi ve yönlendirmesi sonucu “mutasyona” uğramışlardır.

Karanlık güçler tarafından “uluslararası direniş” maskesi altında biraraya getirilen değişik terörist kişi ve gruplar, yaptıkları insanlık dışı eylemlerle sözde davalarına değil, global güçlerin “uluslararası terörizm” fenomenine hizmet etmektedirler.

Son Beslan kenti katliamında da görüldüğü gibi global ölçekte gücü elinde bulunduranlar bu tür terör eylemleri pişkince kınama konusunda çok hızlı davranmakta ve “uluslararası terörizm” fenomenini gündeme taşımakta gecikmemektedirler.

“Uluslararası terörizm” umacısı sayesinde global güçler stratejik hedeflerine adım adım ulaşırken, mazlum halklar ise ya terör kurbanı olmakta ya da terörist yaftası ile damgalanmaktadırlar. Günümüz de henüz kesin bir tarifi dahi yapılamamış olan “terörizm” kavramından türetilen “uluslararası terörizm” fenomeni üzerinden işgaller ve soykırımlar gerçekleştirilirken, halklar mahkum, ülkeler sömürge haline getirilirken, dünya barışı boş bir hayaldir ve insanlığın geleceği büyük bir tehdit altındadır.

Dünyamıza barış ve istikrarın gelmesinin ve insanlığın kıyamete kadar huzur içinde yaşayabilmesinin temel şartı, insan hakları ve hukukunun, adalet ve eşitlik kavramlarının herkes tarafından baştacı edilmesine bağlıdır.

İnsani değerlerini kaybetmemiş tüm dünya kamuoyundan dileğimiz şudur ki, Kafkasya bölgesinde barış ve huzurun tesis edilmesi ve yeniden tekrarlaması ihtimal dahilinde olan her türlü terörist eylemlerin engellenmesi için, başta Rusya olmak üzere bölgede emelleri olan tüm global güçlerin kanlı ellerininin Kafkasya topraklarından çekilmesini isteyiniz ve sağlayınız.

Bugün bağımsızlığının 13. yılını tamamlayan Çeçen-İçkeriya Cumhuriyeti’nin işgal ve soykırım çemberinden kurtulması için, 300 yıldır işgal altında tutulan tüm Kafkasya topraklarının özgürlüğüne kavuşması ve bağımsız devletlerini kurabilmeleri için yapılabilecek her türlü insani eylemi ve mücadeleyi destekleyiniz.

Saygılarımızla.

Samsun Birleşik Kafkasya Derneği 

 

Samsun BKD Arşivi Samsun BKD Seyir defteri 2003 - 2005 Çalışma Dönemi 07 EYLÜL 2004: Beslan'daki Provakasyonu ve Terör Eylemini Kınayan Bir Bildiri Yayınlandı.