12 NİSAN 2002: Federasyonlaşma Konusunda Bir Bildiri Yayınlandı.

 

KAMUOYUNA DUYURU 

Türk Medeni Kanunu’nda[1] yapılan bir değişiklik üzerine, Kafkas derneklerinin bir üst yapıda (federasyon ve konfederasyon) bir araya getirilmesi düşüncesi kamuoyumuzda, tartışılmaya başlanmıştı. 

Derneğimiz de bir süredir kamuoyunda tartışılan çeşitli fikirlerin ve tekliflerin ışığında, kendi tabanı ile bir dizi görüşmeler yaptı ve konu ayrıntılarıyla tartışıldı. Bu süreç içinde belirli bir karara varan yönetim kurulumuz[2], derneğimizin tavrını, aşağıda özetlemeye çalıştığımız çerçevede  oluşturmuştur.

1. Günümüzde, Kafkasyalılar[3] ortak adı ile anılan ve dünya üzerinde yaklaşık 10-12 milyon nüfusa sahip kardeş halkların varoluş mücadelesinin adı olan  “Kafkasya Davası”nın başarıya ulaştırılabilmesi için, gerek anayurttaki, gerek diasporadaki halkımıza mutlaka örgütlü yaşama ve mücadele etme fikri ve pratiği kazandırılmalıdır.

2. Halkımızın problemlerini çözmeye yönelik faaliyet gösteren örgütler tek merkezli değil çok merkezli ama dayanışma ve işbirliği içinde olan örgütlenme modelleri şeklinde olmalıdır.[4]

3. Klasik dernekleşmeye de içerik kazandırılmalı, derneklerde branşlaşmaya gidilmelidir. Çünkü branşlaşma üretim, kalite ve uzmanlık getirecektir. Kendine hedef seçtiği faaliyet alanlarında çalışmaya başlayan, birbirlerini teslim almaya çalışmak yerine samimi davranıp işbirliği alanları oluşturabilen dernekler birbirlerine karşı medeni, adaletli, ve insaflı olabileceklerdir.

4. Türkiye diasporası Kafkas derneklerinin bir üst yapıda bir araya gelme düşüncesi aşağıda tespit ettiğimiz risklerini de göz önünde tutmak şartıyla mutlak denenmesi ve hayata geçirilmesi gereken bir süreçtir. Derneğimiz bu yöndeki bütün çalışmaları izlemekte ve desteklemektedir.[5]

Derneğimizin bu konudaki genel düşüncesi aşağıdaki gibidir;

I. Derneklerüstü bir yapıda bir araya gelmenin (federasyonlaşma ve konfederasyonlaşma) faydaları şunlar olabilir:

a. Koordinasyon konusunda daha işlevseldirler. Gerek dış camia ile gerekse dernekler arasındaki iletişimsizliği en alt düzeye indirebilir.

b. Kafkas toplumunun kültürünün gelişmesi, ekonomik yönden kalkınması v.b. konularda önemli görevleri yapabilirler.

c. Güçlü etkili ve daha derli toplu bir lobi faaliyeti yürütülebilir..

d. Temsil yetkisinde daha inandırıcı, güven verici olunabilir ve ciddiye alınabilirler.I

I. Derneklerüstü bir yapıda bir araya gelmenin (federasyonlaşma ve konfederasyonlaşma) riskleri  de şunlar olabilir:

a. Üst yapı kurumu (Federasyon ve Konfederasyon), kamu erkinin müdahale ve yönlendirmelerine daha fazla açık olabilir.

b. Üst yapı kurumu gerek dış etkilerden gerekse kurumun üst yönetimine hakim olabilecek kişi ve grupların “seçkinci” ve “dar kadrocu” tavırlarının etkisiyle, merkezi ve otoriter bir yapıya dönüşerek derneklerin tüzel kişiliklerine ve çalışma ilkelerine-misyonlarına- müdahaleci olabilir.

5. Kamuoyumuzda bir süredir tartışılan federasyonlaşma ve konfederasyonlaşma konusunda  ortaya çıkan iki ana eğilim hakkında da derneğimizin düşünceleri şu şekildedir;

a. Türkiye Çapında Bir Federasyon Kurma : Türkiye çapındaki derneklerin tek federasyon çatısı altında bir araya gelmeleri işlevsel değildir. Yüz civarındaki derneğin temsilcilerinin sık sık bir araya gelmeleri fiilen  de mümkün değildir. Olaylar karşısında hızlı karar alma, kararların uygulanmasında ve koordinasyonun sağlanmasında  sorunlar ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla statik bir yapı oluşacaktır.

b. Türkiye Çapında Birden Fazla Federasyon Kurarak  Bir Konfederasyon Çatısında Toplanma : Konfederasyon yapısı karar organlarının bir araya gelmesi daha kolaydır. Öncelikle karar alma bakımından birkaç yüz dernek temsilcisinin bir araya gelmesine gerek kalmadan beş, altı  ya da daha az federasyon temsilcisi ile karar alınabilecektir.İletişim, alınan kararların uygulanması ve dernekler arası koordinasyonun sağlanmasında ise federasyonlar önemli görevler üstlenecektir. Böylece daha dinamik bir yapı ortaya çıkacaktır. Ayrıca temsil bakımından da federasyona göre daha fazla avantajlara  sahiptir.

I. Konfederasyonu Oluşturacak Federasyonların Oluşma Şekli :

a. Etnik Kimliklere Dayalı Federasyonlaşma : Abhaz, Adige, Asetin, Çeçen, Dağıstan Dernekleri federasyonu gibi Kafkas toplumunu daha da çözücü ve ayrıştırıcı bir yöne sokacak olan bu üst örgütlenme biçimi derneğimizin genel ilkeleri açısından oldukça sakıncalı görülmektedir.

b. İlkelere Dayalı Federasyonlaşma : Misyon sahibi ve ilkeli[6] bir yapı olan derneğimize en uygun örgütlenme biçimi budur. Fakat toplumumuzun (içinde bulunduğu sosyo-politik şartların etkisiyle) daha da “ayrışmasına sebep olma riski” yüzünden bir süre ertelenmesi ve ikinci  alternatif olarak  düşünülmesi gereken bir örgütlenme biçimidir.

c. Bölgesel Federasyonlaşma : Derneğimizin bugünkü tercihi bu seçenek yönündedir.  Şartları tartışılarak, kabul edilebilir üst ilkelerde anlaşabilen bölge dernekleri bir araya gelebilir, bölgesel federasyonlar kurulabilir ve daha üst bir yapı olan konfederasyon çatısı altında toplanabilirler. Bölgesel federasyonlar bölge kadrolarını ve bölgelerdeki potansiyel gücü daha iyi kullanabilecek ve harekete geçirebilecektir. Ayrıca böyle bir yapı  merkezi organın otoriter bir yapıya dönüşme ihtimalini de en aza indirecektir. 

Saygılarımızla. 

Av. Necati BULUTAY

S.B.K.D. Yön. Kur.Bşk.

 



[1]

Türk Medeni Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle daha önce kamu yararına çalışan derneklerce kurulabilen federasyon oluşumu için kolaylık getirilmiş ve kamu yararına çalışan dernek olma mecburiyeti kaldırılarak aynı amaçla kurulmuş beş derneğin bir araya gelmesi ile  federasyon, üç federasyonun bir araya gelmesi ile Konfederasyon kurma imkanı getirilmiştir.

[2] Yönetim Kurulumuzun 12.04.2002 tarih, 65 numaralı kararı gereğince bu duyuru hazırlanmıştır.

[3] Kafkasyalı kimliği, gerek anavatanda gerekse diaspora topraklarında yaşayan Kafkasya halklarının üst kimliğidir. Kafkasyalılar terimi; Abhazları, Abazaları, Adigeleri, Ubıhları, Karaçaylıları, Malkarları, Osetleri, Çeçenleri, İnguşları, Avarları, Lezgileri, Lakları, Tabasaranları, Kumukları, v.d. Dağıstan halklarını kapsamaktadır. Kafkasyalı kimliği bir üst kimliktir. Aynı amaçla kullanılan “Çerkes” kimliğine nazaran daha  elverişli ve pratiktir.

[4] Çok merkezli örgütlenme modelleri ferdiyetçiliğin ön planda olduğu Kafkasyalı karakteri ile daha barışıktır. Onun için toplumun (ideolojik, metodik v.b.) farklılık arz eden her kesimi kendi çatısını oluşturmaya teşvik edilmelidir ki böylece toplumun tamamı kuşatılabilsin ve her ferdin irtibatta olduğu bir adres olabilsin. Bütün Kafkasyalıları tek merkez etrafında toplamak mümkün değildir. O nedenle herkes kendi fikriyatına uygun bir çatının altına girerse, bir araya gelişten önceki kümeler oluşturulmuş olacaktır. Farklı fikirlerdeki kurumlar arasında ilişki kurmak, bireyler arasındakinden daha kolaydır. Bu gerçekten hareketle önerdiğimiz çok merkezli örgütlenme modeli halimize en uygun yapılanma şekli olup tabana yayılmayı, dolayısıyla güçlenmeyi kolaylaştırıcı özelliktedir. Ancak bu sözümüz, ayrı ayrı merkezlerde toplanmış küçük küçük grupların, birbirinden habersiz, bir şeylerle meşgul olması olarak anlaşılmamalıdır.

[5] Ankara’da faaliyetlerini sürdüren Birleşik Kafkasya Konseyi ve Kaf-Der Genel Merkezi bir süredir bu yönde çalışmalara başlamışlardı. Birleşik Kafkasya Konseyi ilkeler bazında anlaşan derneklerin bir federasyon çatısı altında,  Kaf-Der Genel Merkezi de  ön şartsız tüm Kafkas derneklerinin bir federasyon çatısı altında toplanmasını istemektedirler. Bu süreç içinde, çalışmalarını sürdüren her iki kurumdan da derneğimize görüşme ve fikir alışverişinde bulunma talebi gelmiştir. Bir kısım bölge derneklerinin de katılımıyla gerek her iki kurumun Ankara’da dernek merkezlerinde, gerekse İstanbul’da Şamil Vakfı’nda yapılan toplantılarda, federasyonlaşmanın yöntemi ve içeriği konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmuştur. 

[6] SAMSUN  BİRLEŞİK KAFKASYA DERNEĞİ’NİN ÇALIŞMA İLKELERİ :

1. İlk atalarımızın Hz. Adem ve Havva olduğu inancını ölçü alarak; insanlar arasındaki her türlü ayrımcılığı ve Kafkasyalılar arasındaki kabileci, şovenist, mikro milliyetçilikleri  red etmek.

2. Kabile merkezli ve dar bölgeci mikro milliyetçilikleri reddederken, Kafkas halklarının birliğini savunmak, onların etno-kültürel renklerinin üstünde Kafkasyalılık üst kimliğinde buluşmayı kabul etmek. (Üst kimlikte buluşmak, etno-kültürel kimliklerin, örneğin, bir Adige kimliğinin bir Abhaz kimliğinin, bir Çeçen kimliğinin yok edilmesini gerektirmez. Onlar tüm renkleriyle yaşamalı, saygı görmeli ama hepsinde var olan ortak paydalardan yola çıkan Kafkasyalı üst kimliğinde buluşulmalıdır. Bu birlik için olmazsa olmaz koşullardan birisidir. )

3. Ulusal (Kafkasyalı) kimliğimizin ve tüm renklerinin hiçbir yerde ve koşulda reddedilmemesi ve kıyamete kadar yaşatılması gerektiğine inanmak.

4. Kafkasya coğrafyasının 1864 yılından beri sömürge statüsü altında bulunduğuna inanmak, (Yönetim biçimlerinin değişmesi (Çarlık-Sovyet-BDT) Kafkasya’daki durumu değiştirmemiş sömürge statüsü devam etmiştir. Kafkasya’nın sömürge statüsünden kurtularak tarihsel haksızlığın giderilmesi, birlik, bağımsızlık ve anavatana dönüş düşüncesinin gerçekleşmesine bağlıdır. Kafkasya’nın birlik ve bağımsızlığı anavatana dönüşü kolaylaştırırken, anavatana dönüşte birlik ve bağımsızlık sürecini hızlandıracaktır. )

5. Anavatana geri dönüşü kabul etmek ve  gerçekleştirme inancında olmak.

6. Anavatanda  ve diasporada yaşayan her Kafkasyalı bireyin tek bir halkın parçası olduğuna, kaybedilmiş haklar ve kendi kaderini tayin konusunda aynı haklara ve hukuka sahip olduğuna inanmak.

7. Kafkasya Davası’nın gerçeklemesi için her açıdan topyekün bir mücadelenin gerektiğine ve bu mücadelenin ana ekseninin de politik mücadele olduğuna inanmak. 


 

Samsun BKD Arşivi Samsun BKD Seyir defteri 2001 - 2003 Çalışma Dönemi 12 NİSAN 2002: Federasyonlaşma Konusunda Bir Bildiri Yayınlandı.